Muğla’da siyaset konuşulurken bazı isimler vardır; kazansalar da kazanmasalar da etkileri hissedilir. Kim ne derse desin, Muğla’nın tartışmasız biçimde böyle bir hemşerisi var: Aydın Ayaydın.
İl yönetimi gündeme geldiğinde Aydın Hoca’yı arayıp sordum. İl Başkanı kim olacak diye… Çünkü herkes “Aydın Hoca’nın işaretini bekliyor” iddialarını dillendiriyordu. Hoca’nın soruma verdiği cevap çok netti:
“Ben kesinlikle ne il başkanı, ne yönetime kimin gireceğine ne de herhangi bir teşkilatın işleyişine karışacağım. Genel Merkez kimi atarsa benim il başkanımdır.”
Bu konuda çok kararlıydı ve dediğini de yapıyor. Ancak “Muğla’nın önemli sorunlarına kayıtsız kalmam. Gerektiği zaman bu konularda adım atarım” demişti.
Bu bir övgü yazısı değil.
Bu bir tespit.
Ve Muğlalıların bu misyonu kendiliğinden yüklemediğini de herkes çok iyi biliyor.
Menteşe Devlet Hastanesi Manşetleri Tesadüf mü?
Yıllardır depreme dayanıksız olduğu bilinen Menteşe Devlet Hastanesi’nin yenilenmesi konusu, artık bir sağlık meselesi olmaktan çıkmış, adeta Muğla’nın kronik yaralarından biri hâline gelmişti. Kapanma ihtimalinin dahi konuşulduğu bir süreçten, 2026 yatırım programına alınan modern bir hastane projesine gelindi.
Bugüne kadar Muğla’nın sözde siyasetçileri verdikleri demeçlerde Menteşe için 100 yataklı hastane için çalıştıklarını söylüyordu. Ama somut adımlar görmedik. Aydın Hoca’nın 200 yataklı Menteşe Devlet Hastanesi’nin yatırım programına alındığı müjdesi, Ayaydın’ın Muğlalıların ihtiyaç gördüğü bir işi nasıl takip ettiğini açıkça ortaya koyuyordu.
Manşetlere bakıyoruz…
İsim yine aynı yerde duruyor: Aydın Ayaydın.
Boşuna bu isim gündeme gelmiyor. Üstelik milletvekilliği, belediye başkanlığı ya da başka herhangi bir görev talebi yokken.
Bu noktada “tesadüf” demek, Muğla’yı ve Ankara’yı tanımamak olur.
Yetkisi Olmadan Etki Eden Siyaset
Bugün Aydın Ayaydın, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı değildir.
Ama şurası bir gerçek ki; Muğla ve 13 ilçesi için çalışan, kapı aşındıran, Muğlalılar için projeleri takip eden bir siyasetçidir.
Bodrum’un yıllardır çözülemeyen su sorununda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan finansman modelinin arkasında da bu temasların, bu ısrarın payı olduğunu düşünmek kimse için abartı sayılmaz.
Siyasette herkes konuşur.
Ama herkes sonuç üretemez.
Kaybedip Kenara Çekilmeyen Kaç Aday Tanıyorsunuz?
Son yerel seçimlere dönüp bakın.
Aday olup kazanamayan kaç siyasetçi, kaybettiği şehir için hâlâ “savaşır gibi” çalışıyor?
Bundan Muğlalıların memnun olduğunu, kiminle konuşsam “yiğidi öldür ama hakkını teslim et” sözleriyle dile getiriyorlar.
Peki bundan memnun olmayan var mı? Elbette var. Üstelik kendi partisinden. Çünkü onların yapamadıklarını Aydın Hoca yapınca, kimi siyasetçilerin beceriksizlikleri ve çekememezlikleri ortaya çıkıyor. Tıpkı seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a ters çalıştıkları gibi.
Bu soru önemlidir.
Ve cevabı da bir o kadar sınırlıdır.
Aydın Ayaydın, seçimden önce ne söylediyse, seçimden sonra da aynı cümleleri kuran nadir siyasetçilerden biridir:
“Kaybetsem de Muğla için çalışırım.”
Basından izledim; Fethiyespor–Galatasaray maçı öncesi, maçın Fethiye’de yapılması için yoğun kulis yaptı. Maç günü hem Fethiyespor’a moral ziyaretinde bulundu. Bütün yerel gazetelerde Fethiyespor’a başarı dileklerini içeren ilanları vardı.
Bugün Menteşe Devlet Hastanesi haberi, bu sözlerin kâğıt üzerinde kalmadığının açık göstergesidir.
Bu Bir Propaganda Değil, Hakkaniyet Meselesidir
Altını özellikle çiziyorum:
Bu bir propaganda yazısı değildir.
Bu, Sezar’ın hakkını Sezar’a verme meselesidir.
Bu, Muğla’ya kim bir çivi çakıyorsa, onun adını doğru yere yazma sorumluluğudur.
Belki bu insanların övgüye ihtiyacı yok.
Ama toplumların adalet duygusuna ihtiyacı var.
Muğla’ya Kim Ne Getiriyorsa, Not Etmek Gazeteciliğin Gereğidir
Ben bu bölgeyi yazan bir gazeteci–yazar olarak şuna inanıyorum:
Muğla’ya kimden, hangi siyasi kanaldan, hangi ilişkilerle ne geliyorsa; kayıt altına alınmalıdır.
Bugün Menteşe Devlet Hastanesi için atılan adım da bunun en güncel örneğidir.
Siyasette herkes aynı değildir.
Bazı isimler makamla büyür,
bazıları ise makam olmadan da etki yaratır.
Aydın Ayaydın, Muğla siyasetinde tam da bu ikinci kategoriye giren, farklı bir misyona sahip isimlerden biridir.
Ve görünen o ki, Muğla da bunun farkındadır.
Tandoğan Uysal






