Üstelik banka bu kez sadece kasasını doldurmakla kalmayıp külçeleri sakladığı fiziki adresleri de çeşitlendirerek riskleri dağıtmayı hedefliyor.
Küresel krizler kasaların kapısını yeniden açtırdı
Peki, bunca zaman bekleyen Korelileri yeniden altın almaya iten ana neden ne oldu? Yanıtı çok basit: Dünyayı kasıp kavuran jeopolitik belirsizlikler. Son yıllarda klasik rezerv araçlarından kaçıp güvenli limana sığınan pek çok merkez bankası gibi Güney Kore de varlıklarını çeşitlendirme kararı aldı. Ülkenin rezerv yönetiminden sorumlu yetkililer, dünyadaki bu genel eğilimle tam bir uyum içinde hareket ettiklerinin altını çiziyor.

Yurt dışı ihracatı durdurulup kasaya konacak
Piyasadaki en merak edilen konu ise alımların yöntemi. Güney Kore bu süreci dışarıdan devasa ithalatlar yapmak yerine tamamen kendi iç imkânlarıyla çözecek. Normal şartlarda yurt dışına ihraç edilmesi planlanan yerli üretim altınlar doğrudan merkez bankasının kasasına yönlendirilecek. Ancak banka yönetimi heyecanlı bekleyişe karşı temkinli. Sürecin henüz fikir aşamasında olduğunu belirten yetkililer, alımların tam tarihi ve miktarı konusunda son kararın verilmediğini vurguluyor.
Küçük ama stratejik bir hamle
Piyasa analistlerine bakılırsa bu hamle küresel dengeleri sarsacak devasa bir alım dalgası yaratmayacak. Güney Kore’nin yıllık altın üretimi 40 ile 45 ton arasında değişiyor. Üstelik bu miktar madenlerden değil, bakır ve çinko eritme işlemlerinin yan ürünü olarak elde ediliyor. Yurt dışına satılan kısım ise yılda sadece 4-5 ton civarında. Merkez bankasının hedeflediği dilim de tam olarak bu mütevazı ihracat payından oluşuyor.
Külçelerin yeri de değişiyor
Banka sadece altın toplamakla kalmayıp “Tüm yumurtaları aynı sepete koymama” mantığıyla da hareket ediyor. Yıllardır durduğu depolama noktalarını çeşitlendirmeyi planlayan Güney Kore, olası bir kriz anında altınlarına kolayca ulaşmanın hesabını yapıyor. Dev merkez bankalarının devasa alımlarıyla kıyaslandığında miktar küçük görünebilir ancak 13 yıllık buzların erimesi, küresel piyasalar için son derece güçlü bir sinyal niteliğinde.
Kaynak: Haber Merkezi






