Anasayfa / Günün Haberleri / Mühendisliği bırakıp çiftçi oldu! Şimdi paraya para demiyor – | Hamle Gazetesi

Mühendisliği bırakıp çiftçi oldu! Şimdi paraya para demiyor – | Hamle Gazetesi


Eskişehir’de uzun yıllar otomotiv sektöründe makine mühendisi olarak çalışan Oğuz Kaan Uğur, aile büyüklerinin vefatı ve dedesinin yaşlanması üzerine işlenemez hale gelen ata topraklarını üretime kazandırmak amacıyla radikal bir adım attı. 2020 yılında eşi ve çocuğunun desteğiyle şehir hayatını geride bırakan Uğur, köyüne dönerek tarım üretimine başladı. Aile tarlalarının boş kalmasına gönlü elvermeyen genç girişimci, aradan geçen altı yılda işlediği alanı bin 600 dönüme kadar çıkardı.

Mühendislik disiplinini tarımsal üretime yansıtan Uğur, uyguladığı teknikler sayesinde önceden dekarda 400 kilo olan buğday verimini 830 kiloya ulaştırdı. Elde edilen bu yüksek verim seviyesi, finansal açıdan da önemli bir karşılık üretti. Dekarda 830 kilo verim alan bir üretici, işlediği her 100 dekar alan için ayda ortalama 65 bin ile 85 bin lira arasında net kazanç elde edebiliyor.


Temmuz enflasyonu belli oldu: Yıllık yüzde 31,75

Temmuz enflasyonu belli oldu: Yıllık yüzde 31,75

İçeriği Görüntüle

100 DÖNÜMLE BAŞLAYAN ÜRETİM SERÜVENİ

Özel sektördeki kariyerini noktalama sürecini anlatan Oğuz Kaan Uğur, “Uzun yıllar özel sektörde makine mühendisi olarak çalıştım. Bu süreç içerisinde babamı ve amcamı kaybettim, dedem de elden ayaktan düşünce tarlalar boşta kaldı. ‘Kendi köyümüze dönelim, ata toprağını işleyelim’ dedik. Eşimin ve çocuğumun da onayını alarak 2020 yılında bu kararı verdim ve 100 dönüm mısır tarlasıyla işe başladım. Baktığımda 100 dönüm mısır tarlasından kazandığım paranın fabrikadaki maaşıma yakın olduğunu gördüm. 2021’de 250 dönüme, 2022’de 400 dönüme çıktık. Alanı artıra artıra ata toprağının tamamını işlemeye başladım. Şu anda bin 600 dönümlük bir alanı işliyorum” dedi.

TEŞVİKLER VE DEĞİŞEN YAŞAM KALİTESİ

Girişimcilik yolculuğunda kamusal desteklerin rolüne değinen Uğur, “Özellikle genç çiftçilere devletin verdiği teşvikler çok önemli ve ben bunların neredeyse yüzde 90’ını kullandım. Kazandığım paranın tamamını yine tarımda değerlendirdim. Bir ürünün çok yüksek veya düşük para etmesi önemli değil; burada önemli olan tek gerçek, verimli topraklardan kaliteli ürünler elde edebilmektir. Yaptığımız çalışmalarla 400 kilo olan buğday verimimizden şu anda 830 kilo seviyelerine kadar ulaştık” ifadesini kullandı.

Kurumsal hayatın getirdiği baskı ortamından uzaklaşmanın aile bağlarını ve sağlığını olumlu etkilediğini vurgulayan Uğur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlk olarak saat konusunu bir kenara bıraktık. Sabah çok erken kalkmak ya da kurumsal hayatın getirdiği kriterlere uymak zorunda değiliz. Bahçe kurdum, meyve ağaçları diktim. Kuzular, koyunlar ve köpekler aldım. Çocuğuma ve eşime çok fazla vakit ayırabiliyorum. Yoğun fabrika ortamından ve stresli yaşamdan buraya gelmek hem hayatımı değiştirdi hem de fiziki yapımı düzeltti, adeta gençleştik. Fabrikada kalsaydım belki bir evim, bir arabam olurdu. Ama şimdi çiftliğimiz var; evimizi, garajımızı yaptırdık, traktörlerimizi ve son teknoloji ekipmanlarımızı aldık. Hem huzurluyum hem de ekonomik olarak çok mutluyum. ‘İyi ki de gelmişim, bu işi yapmışım’ diyorum.”

Muhabir: Haber Merkezi

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir